Kadın ve Aile Uygulama ve Araştırma Merkezi VİZE Projesi Rozet Törenine Katıldı

VİZE: Kızlar için Vizyoner Hedefler Projesinde İlk Görev Başarıyla Gerçekleştirildi.

İstanbul Ticaret Üniversitesi Kadın ve Aile Uygulama ve Araştırma Merkezi akademik desteği ile Tenzile Erdoğan Kız Anadolu İmam Hatip Lisesinde bu yıl uygulamaya başlanan Vize projesinde ilk görev adımı başarıyla tamamlanarak, rozet töreni yapıldı. İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Kadın Danışma Konseyi Başkanı Dr. Esra Albayrak, üniversite temsilcileri ve basın mensuplarının katıldığı törende Albayrak, projenin ilk aşamasını başarıyla tamamlayan öğrencilere rozetlerini takarak, fotoğraf çekildi.

Prof. Dr. Asan: Güçlü Bir Hikâyemiz, Yenilikçi Bir Bakış Açımız Var

Törenin açılış konuşmasını yapan merkez müdürü Prof. Dr. Aşkın Asan, öğrencilere sınıfta öğrendikleri şeyleri o duvarların ötesindeki daha geniş bir dünyayla ilişkilendirmek için deneyimsel öğrenme fırsatlarını sağladıklarını belirtti. Onlara yarın ihtiyaç duyacakları değerleri öğretebilmenin en iyi yolunun bugün bu değerleri modellemek olduğunun altını çizen Asan yaptığı konuşmada: “Vize: Kızlar için Vizyoner Hedefler projesinin ortaya çıkış hikâyesi, 21.yy’ın gerektirdiği güçlü öğrenen profilini nasıl yetiştirebiliriz? Sorusunu sormakla başladı. Bu soru etrafında araştırmalar ve derin analizler yaptık. Ekibimizle uzun süre düşüncelerimizi ve fikirlerimizi tartıştık. Tüm bu süreçler bize özellikle şu 3 alanda yoğunlaşmamız gerektiğini gösterdi. Liderlik, girişimcilik, topluma hizmet uygulamaları.Vizyoner Hedefler adını verdiğimiz bu alanların her birinin altında sistemli bir ilerleme ve derinleşme sağlayacak görevler ve aksiyonlar tanımladık. Sayın Cumhurbaşkanımızın eğitimde ‘Oku, Düşün, Uygula, Neticelendir’ yaklaşımını da projenin ana yaklaşımı olarak belirledik. Her bir görevin karşılığı olan puan ve rozetler tanımladık. Öğrencilerin hedeflerde ilerlemesini sağlayacak öğrenme kaynakları oluşturarak bir ilerleme takvimi belirledik. Teknolojiyi de işin içine entegre ederek dijital portfolyo sistemi kurduk. Öğrencilerimize mentörlük yapacak gönüllü öğretmenler belirledik. Şu aşamada tüm hedeflerde birinci görev adımını başarıyla tamamladık. Deneyimlerimiz gösteriyor ki, proje harika gidiyor. Öğrencilerimiz ve öğretmenleri projeyi inanılmaz sahiplendiler.

Dr. Esra Albayrak: Yeniden Öğrenci Olmayı ve Böyle Bir Okulda Okumayı Çok İsterdim

Vize projesine hayran kaldığını ve projeyi dinlerken öğrencilerin ne kadar şanslı olduğunu düşündüğünü belirten Albayrak, Vize projesinin her adımında yer almak istediğini de sözlerine ekledi. Öğrencilere meraklı, sorgulayan, araştıran bireyler olmaları tavsiyesinde bulunan Albayrak konuşmasına şöyle devam etti: “En iyi okulda, en iyi öğretmenle de muhatap olsanız, siz kendinize yatırım yapmadıkça başarı gelmeyecektir. İyi hayaller dünyayı değiştirebilir. Bu proje hayalleri destekleyen, hayalleri yetkinlik ve becerilerle buluşturan çok güzel bir kurguya sahip bir proje. Yaklaşımı dünyanın gerçekleriyle oldukça uyumlu. Vize: Kızlar İçin Vizyoner Hedefler projesini dinleyince, kendi lise dönemindeki hayallerinin sınırlarıyla bugünkü lisedeki genç kızların hayallerinin sınırları arasındaki farkı gördüm, heyecanlandım ve duygulandım. Yeniden öğrenci olmayı istedim” diye konuştu.

Prof. Dr. Asan: Geleceğimize Hümanist Zarafeti Getirecek Öğrenciler Yetiştiriyoruz

Entelektüel, sosyal ve duygusal olarak tüm öğrencilerinin ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılamaya kararlı olduklarını vurgulayan Asan, 21.yy’ın birçok fırsatları beraberinde getirdiği gibi bu çağda insani özelliklerin çok daha fazla ön plana çıkacağının altını çizdi. “İş dünyası ekip çalışması, girişimcilik, sabır, iletişim, liderlik, dayanıklılık ve benzeri sosyal beceriler istiyor. Çalışma hayatında önceki deneyimler çok değerli fakat yıllarca yüksek bir akademik ortalama için çalışan gençler yeterli deneyim biriktiremiyor. Eğitimde endüstri modelini terk etmeliyiz.” Prof. Dr. Asan, Vize projesinin öğrencilere bir yandan gelecek yetkinliklerini kazandırdığını, diğer yandan da geleceğe hümanist zarafeti getirecek bakış açısını güçlendirdiğini ifade etti. “Öğrencilerimizin her birinin kendilerine ve dünyaya değerli katkılarda bulunan iyi insanlar olmasını istiyoruz” diye konuştu.

Dr. Esra Albayrak: Müfredat Sıkışmış Bir Eğitim Yetersiz Ama Siz Buna Çözüm Getirdiniz

Değişim ve dönüşümün bu kadar hızlı gerçekleştiği günümüzde Türkiye´nin genç nüfusu olan bir ülke olduğunu, genç neslin de hızlı değişim ve dönüşüm demek olduğunu belirten Albayrak, müfredata sıkışmış bir eğitimin yetersiz kalacağının altını çizerek, her okulun bir çıkış yolu aradığını, bu noktada da Vize Projesi´nin de Milli Eğitim Bakanlığına bir öneri olarak sunulabileceğini kaydetti. Dr. Albayrak sözlerini, “Değerlerine bağlı, bilimsel düşünebilen, kendini iyi ifade eden, sorunlar karşısında anlamlı sorular soracak ve bu sorunların gerek kendi yaşamlarını gerekse başkalarının yaşamlarını etkileyen yönleri üzerine kafa yoracak bireylere ihtiyacımız var” diyerek tamamladı.

Törende, proje görevini başarıyla tamamlayan 95 öğrenciye rozetleri Dr. Esra Albayrak tarafından takıldı. Velilerin de ilgiyle takip ettiği tören video gösterimiyle tamamlandı.

Proje Hakkında:

VİZE Projesi, lise çağındaki kız öğrencilerine yönelik (9-10-11.Sınıf) geliştirilen, öğrencilerin kendi inisiyatifleri ile öğrenme sorumluluğu alarak, nitelikli deneyimler yoluyla kendileri ve toplum için yüksek katma değer üretmelerini teşvik eden ve onlara fırsatlar sunan bir gelişim programıdır.

Öğrenmeyi, bilinçli bir hayat boyu yolculuğa ve maceraya dönüştüren bir konsept olan Vize Projesi, sınıf duvarlarının çok ötesine geçen ve lise çağındaki kız öğrencileri okulun ötesindeki farklı ve dinamik bir dünyaya güçlü bir şekilde hazırlamayı amaçlıyor.

Yetkinlik temelli öğrenme yaklaşımını baz alan proje; Deneyime dayalı anlamlı öğrenme görevleri ve aksiyonlar, oyun mekanikleri, dijital portfolyo ve mentörlük desteğinin yer aldığı sistemli bir işleyiş sunmaktadır.

SOSYAL GİRİŞİMCİLERLE TECRÜBE PAYLAŞIMI-6 “KADIN VE ADALET”

Kadın ve Adalet_2

26 Kasım 2018, İstanbul

İstanbul Ticaret Üniversitesi Kadın ve Aile Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Ticaret Genç KADEM kulübünün ortaklaşa yaptığı “Sosyal Girişimcilerle Tecrübe Paylaşımı” söyleşi dizisinin Kasım ayındaki konuğu Av. Kezban Hatemi oldu. Program merkez müdürü ve aynı zamanda Ticaret Genç KADEM Kulübü Danışman hocası Prof. Dr. Aşkın Asan’ın açılış konuşması ile başladı.

Asan; kadına yönelik şiddet ile her zaman mücadele edilmesi gerektiğini, bunun sadece kadınlar arasında tartışılmaması aynı zamanda erkekler arasında da ele alınması ve tartışılması gerektiğini vurguladı. Erkeklerin kadına yönelik şiddet olgusunu ele almaya başlamasıyla şiddetin daha hızlı önlenebileceğini ifade etti.

Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü kapsamında “Kadın ve Adalet” konu başlığı ile konuk olan  Hatemi; İslam’da kadına verilen değerden, sosyal hukuk devletinin sorumluluklarına; kanunlarda yer alan kadın-erkek eşitliğine, cinsel istismar, aile içi şiddet, ve toplumsal şiddet  gibi birçok alana dair görüşlerini ve tecrübelerini öğrencilerle paylaştı.

Hatemi; Şiddet bir sarmaldır. Kişinin içine işler ve toplumda bu git gide sıradanlaştı. Şiddet görmezden gelinemez. Sizlere önerim siz de görmezden gelmeyin. Maalesef toplumun hemen her katmanında şiddete rastlıyoruz. Muhafazakâr kesimlerde de şiddet ne yazık ki görmezden geliniyor. Şiddetin önlenmesinde en temel faktör eğitimdir. Çağdaş görünümlü insanlarda ne yazık ki sürekli din üzerinden baskı yapmaya ve dinden dolayı kadının şiddet gördüğünü eksik bırakıldığını dile getiriyorlar.

Sanki İslamiyet tebliğ edildiğinde her yer güllük gülistanlık idi de hukuk en üst düzeyde uygulanıyordu da İslamiyet ile bunlar yok mu oldu?  Oysaki baktığımızda İslamiyet öncesi kız çocukları diri diri gömülürken Hz.Peygamberin ilk tebliğleri arasında bu yasaklanarak ve kız çocukları korundu.  İslam dini asla şiddete cevaz vermez.

Hz. Muhammed kadınlara reyhan bitkisinin  dalı ile bile vurmayınız demiştir. Dolayısıyla tüm bunların üstesinden gelmenin en önemli şartı eğitim ve zihniyet dönüşümüdür.

Hatemi; Boşanma davaları gizli celse yapılmalı  ve yayın yasağı konmalıdır. Ailenin mahremiyeti korunmalıdır. Boşanma sebepleri ailenin kendi mahremiyetidir hiçbir şekilde ifşa edilemez. Ailenin mahremiyeti çok önemlidir.

Sosyal yardımlar konusunda kadına yönelik ön yargı vardır. Kadına bir maaş bağlanmasın vs. doğu ve güneydoğu da kadına verilen maaş onlarda kendilerini değerli hissetmesine vesile oldu. Boşanma sonrası nafaka sadece kadına verilmiyor yoksul olan  erkeğe de veriliyor. Kanunda süresiz nafaka diye bir madde yok.

Hatemi; Ailede demokrasiyi tesis etmeliyiz. Hukukun üstünlüğüne ve Hukuk Devletine güven çok önemli  Mazlumun ve mağdurun yanında yer alacak bir hukuktan bahsediyorum.

Hatemi; Ailenin bütünlüğü en çok önemsediğimiz şeydir. Şiddet ve zina gibi durumlar yoksa mümkün mertebe eşler arasında sorunun halledilmesi taraftarıyız. Kadın ve erkek eşittir ancak özdeş değildir.

0J1A2369_1     0J1A2385 0J1A2389     0J1A2408

KADIN VE AİLE UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ GÖÇ ZİRVESİ’NDE

Kadın ve Aile Uygulama ve Araştırma Merkezi Kartepe Zirvesi’nde

26-28 Ekim 2018, Kocaeli

İstanbul Ticaret Üniversitesi Kadın ve Aile Uygulama ve Araştırma Merkezi Kocaeli’nin Kartepe İlçesinde düzenlenen “Göç, Mültecilik ve İnsanlık” Zirvesine katıldı.

Kocaeli Kartepe’de ‘’Göç, Mültecilik ve İnsanlık’ başlığıyla gerçekleştirilen Kartepe Zirvesi’nde 30 ülkeden 300 bilim, siyaset ve medya insanı ile birlikte İstanbul Ticaret Üniversitesi Kadın ve Aile Araştırma ve Uygulama Merkezi de katıldı. Zirvede insanlığın en büyük meselesine çözüm yolları arandı. Zirve kapsamında açılış oturumu, iki çalıştay, 48 panel, 12 akademik oturum, 11 vaka kritik toplantısı yapıldı ve sonuçları Göç, Mültecilik ve İnsanlık Deklarasyonu olarak yayınlandı.

AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Christian Berger,  Yunanistan Göç Politikaları Bakanı Dimitris Vitsas, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Dış İşleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun açılış konuşması nyaptığı zirvede Yunanistan Eski Göç Politikaları Bakanı Yuannis Mouzalas, BM Türkiye Mukim Koordinatörü Irena Vojáčková-Sollorano, BM Mülteci Örgütü Türkiye Temsilcisi Katharina Lumpp da açılış özel oturumunun konuşmacıları oldular.

Zirve kapsamındaki Göç ve Ekonomi Panelinde konuşan İTO Genel Sekreteri Doç. Dr. Nihat Alayoğlu, ‘’Mülteciler işveren açısından bakıldığında emeği sömürülen insan kitlesi; Türk toplumu açısından bakıldığında ise yük olarak görülmektedir. Mültecilerin gittiği ülkeye yük olduğuna dair bir algı mevcuttur. Bu tür toplantılar ile stereotipleşmiş yargıları yıkmak amaç edilmektedir’’ dedi.

İstanbul Ticaret Üniversitesi Kadın ve Aile Uygulama ve Araştırma Merkezi Uzmanı Güllü Sonakalan ise “Göçmenler ve Mülteciler İçin Yardım: Kurumlar, Durumlar ve Yapılandırma” temalı çalıştayda, uluslararası araştırmaların göç sonucunda gelenlerin ancak %30’luk bir oranının ülkelerine geri döndüğüne dikkat çekerek, ‘’Doğal olarak kalacak olan %70’lik bir oran içinde ülkemizin gelişmesi ve göçlerden en az etkilenmesi için artık insani yardımların ötesine geçilip uyum politikaları geliştirilmeli. Bunun yanında Kamu-STK işbirliği modeli geliştirmeli. Göçmen ve mültecilerle muhatap olan personel için eğitimlerin verildiği programlar oluşturulmalıdır ki, kalifiyeli insan kaynağı oluşsun’’ görüşlerini dile getirdi.

  kartepe-3 kartepe-4                            KARTEPE-1 kartepe-5